Bismillah Bismişah Allah Allah... gel saklambaç oynayalım (070404)
Gündüzleri çıkıp aydınlatmak birinin işidir
Geceleri çıkıp aydınlatmaksa diğerinin işidir
Gündüzleri bazen ikiniz berabersinizdir ama
Geceleri aydınlatan yalnız ve yalnız sensindir
Sen gündüzleri ışığını, her canlıya dağıtırsın
Demişsin, o karanlıktan çıkacakları aydınlatsın
Karanlıkta aydınlatan, bir tek sensin, ben gördüm
Bize vermeden önce ışığını, sen ondan alırsın
Aydınlıktır gündüzleri, kimse ışık aramaz olur,
Gece karanlıktaki aydınlığı, muhtaçtır herkes arar,
Gündüzken gelen ışığın, gece bir türlü kıymetini
Rahmetini bilmez insanoğlu, bu yüzden rahatça, uyur,
Gece olunca kapatmıştır, gözlerini hepisi
Çünkü gündüz kandırmıştır, onların cümlesini
Gece gelenin değerini, iyi bilenlerde vardır ama
Sayılıdır uyumaz onlar, sadece azıcık bir kısmı
Gündüzleri tutun orucu, böyle emretmiş yaradan
Dinlemişler hepisi de, uzak durmuşlar dünyadan
Böylece kurtulmuşlar, bir bir darlıktan, sıkıntıdan
Gece tekrar kavuşmuşlar nimetlere, rahmandan
Biri her şeye gündüz, ayırmadan verir rahmetini
Vermezse helak olur onca canlısı, bitkisi
Diğeri sadece geceleri, bazen de gündüzleri
İkisi beraberken gökte, o ise hafiften gizli
Biri çok aydınlıktır, kimse ona doğrudan bakamaz
Diğeri ise daha yumuşaktır gözleri hiç acıtmaz
Ben gördüğümden başkasını tanımam dersin ama
Ona da bakamazsın ki, acır gözlerin, için aydınlanmaz
Hakk donatmış her yeri 1001 çeşit örnek ile
Bunda çok sırlar gizlidir isteyene ve bilene
Kapatma geceleri gözlerini, çık aydınlan onunla
Gündüzden gündüzü beklersen, sayarsın hep yerinde
Sorsam sana, nedir bunlar bilir misin diye,
Hemen, bildim ben dersin, gerisi ise hikaye
Uyursun geceleri, hep gündüz yaşarım sanırsın ama
Uyuyan gözlerin, gecelerin değerini hiç bilmeye
Sen dersin ki çözdüm ben, bu Güneş ve Ay’dır.
Ben de derim ki, o zaman Hak-Muhammet-Ali'dir
Hakk'ın etrafında sürekli, bir düzende semahı
Belki uyanırsın diye, sürekli eden onlardır.
Hâlâ Hakk’ın bende ne işi var, haşaa der durursun
Bakarsın bakarsın ama bir türlüde göremezsin
Görmen engellemiştir, korkar korkar kaçarsın
Bizi değil, şeytanın tayfasının sözünü dinlersin
Onlar sürekli der ki; İmkansızdır, nasıl olur, haşaa
Şeytanda demiş zamanında; inanmam eğilmem asla ona
O zaman verelim sana dünyada, belli bir süre daha
Ben bulmuşum Hakk'ı, sen önünde eğilmezsen eğilme
Kalma dışarıda, katıl oyuna, tanı Şeytanı bil Hakk'ı
Biri sürekli korkutur, biri gizlenir, budur oyunun kuralı
Mızıkçılık yapma, gel sende katıl, bu saklambaç oyununa
Açıkta ne işi var, gizlenmişi bul ki, çıksın oyunun zevki
Çocuk iken çokça zevk alır, süreklide oynar idik
Artık oynama dediler, zevk senin neyine ki, büyüdük
Kıl namazını, tut orucunu ki girersin onun cennetine
Hakk'a namaz, oruç gerekmez imiş, biz bunu gördük.
İbadetler, zinde vücut, dolayısıyla beynin içindir.
Beni düşünsün de, bulsun kulum diye, emretmiştir.
Sen beynini hala çalıştırmaz mısın ey gafilim, cahilim
İbadeti beynin için emretmiş, O’nun ihtiyacı yoktur.
İlmi çoktur, bunlar sadece gece gelen bir kısmı
Yok mu bunları alacak, yok mu çalıştıracak aklını
Kulnet’im niye söyledim ki acep tüm bunları
Hakk’ı gören can gözlere benden selâm olsun, Hüü
görmek istemeyiz (070331)
Allah nuru içimizde.
2 melek, 2 yanımızda
Kaparız bizde, görmeyiz
Ne olacak bize, bu halde?
Halimiz kötü, bilmeyiz.
Bilsek de, görmeyiz
Biz görmedikçe, o gelmez
O gelmezse, ya neyleriz?
Onsuz dünya döner mi?
Ay'la güneş oynar mı?
Görmezsek tüm bunları
Toprak bizi içine alır mı?
Sevgidir, aşktır yakan
Yakınca, daha da yaklaşan
Canımız acır sanır, korkarız.
Çiğ kalır, yanmadan giden
Onun denizi, ilim dolu
Kendisi, sevgi dolu
Bize de vermiş bolca
Görebilen, ne bahtlı
Nefsin öldür, uyma ona
Fanidir bu işler, anlasana
Kulnet’im, ölüyor zamanla
Bilirde yaklaşırsan Hakk’a
ana baba (070323)
Ana Baba Hakkı ödenmez
Bu hakta evlattan istenmez
Sen istersen evladından
Dünyayı verse ödeyemez
Sen istemiş dilemişsin
Ne olur Allah’ım demişsin
Duymuş sesini yaradan
Vermiş sana bebeğin
Artık onu sakınman gerek
Doyurup büyütmen gerek
En önemlisi, can dostlar
İlimin önünü, açmanız gerek
İlimi, bilimle karıştırma sakın
Biri Kâmil eder, diğeri de alim
İkisi de insanı eğitmek içindir ama
Kıldan köprüye soktun yavrun
Babası, bağışlamış tüm bağını
Maksadı denemekmiş oğlunu
İstemiş bir salkımcık üzümü
Öğretmemiş ki üzümdeki sırrı
Sır’rı göstermeyen baba mıdır?
Hakk’ı görmeyen evlat mıdır?
Suçlu kim bakın görün dostlar
O, ham kalmış bir üzümdür.
Çocuk atasın taklit eder
Nefis, benlik böyle başlar
Ne kötüdür bu ikisi
İkilik şer bundan çıkar
Doğru yoldan çıkmayasınız
Kötülük kin öğretmeyesiniz
Alışır, yapar birde uygularsa
Atasın bile tanımaz üzülürsünüz
Deme sakın, yeter ona bilim
Derindir, yolu ağırdır ilmin
Deli aşık eder, birde virane
Dünya da ezerler biricik yavrum
Bunlar şeytanın oyunudur
Onun insanı, küçümseyişidir
Dinleyip aldanıp, kanarsanız
Bu onun sonsuz mutluluğudur.
İlim insanı eder, dünyada kâmil
Cahilsen, başarıyı arasın sefil
Sen nefsini yenebilirsen zatî
Kalmazsın iki cihanda da cahil
Herkesin canı, kendi bebesi
Doğru evlat neylesin nasihatı
Hayırlısı olursun bu dünyada
Unutmaz da, sayarsan atanı
Bir adı da Rahim’dir, bilir misin?
Hakk kapısını yol eylemişsin
Gelmişsin dünya üzerine
Hakk’ın kapısını tanımaz mısın?
Ananı Babanı üzmeyesin
Sen Hak gerçeğini bilesin
Onlar yolda olmasa da
Yinede isterler senin iyiliğin
Atanın tarlasında yetişirsin
Sonrasında tohumu sende verirsin
Görüpte olursan, bunlara hakim
Tamamlarsın dünyadaki Devr’in
Kulnet’im, Kubbe-i Alemden geldik
Kırmasın üç göbek, bozmasın dirlik
Ata evlatsız, evlat atasız olmaz
Girerse toprağa, faydasız pişmanlık
dönmem deme! (070320)
İki nur var kandil içinde
Elektronda döner çevresinde
Kaç nur var sayamadım daha
Döner tümüde insan bedeninde
Yok diyemeyiz bu dönüşe
Biz de döneriz semah ile
Ne kadar inkar etsen de
Dönersin sende sema ile
Ay döner dünya çevresinde
Dünya da döner güneş çevresinde
Sen ne durursun beşer insanım
Durmazsında! bilmezsinde!
Cemde sema edenler varya
Dönüşe inandık diyenler varya
Acep nerden bilirlermiş ki
Yeryüzünde, bilim bile yok iken
Biz döneriz yüz yüze
Ay’da dönmez tersin bize
Acep bir sır mı var bu işte
Sen niye dönmezsin ay can
Görmeden inanmam dersin
Bilime, inanırım ben dersin
Bilim nerden gelmiş araştır
Bir kurcalarsan şaşarsın
İlim var, bilimden üstün
Yalnız 1000‘in 1’ini bilirsin
Sen, dururum ben dedikçe
Dönersin tekrar, gerisin geriye
Gel aç gözünü, okumuş cahil
Nöron’un var senin beyninde
İki nöron arası birleşmiş değil
Nasıl geçer karşıya bilir misin?
Bilmezsen, evdeki kabloyu
Koparda çalıştır aletini
Niye çalışmadı deme sakın
Sen de duranlardan olma sakın
Bilim adamları yapar robotu
Yürütmek için harcar onca yılı
Sen 1 yılda kalkar yürüsün
Şimdimi durcam dersin be cahil
Güneşten 1000’lerce ışın gelir
Atmosfer yalnız birisin geçirir
O birisinde, senin için gelir
Almam deme, sende alırsın
Hem alırsın hem inkar edersin
Hem koparırsın hem iletemezsin
Hem yürürsün hem durursun
Az kaldı ömrün, gidiyor bak elinden
Azıcık inansan, belki de açacak
Gönlündeki çiçeklere arılar konacak
Toplayacak poleni götürüp yutacak
Kustuğunu mu yersin, be cahil
Bilirsin çünkü okumuşsundur
Birçok derde devası da vardır
Hem yersin hala da yok dersin
Arı kime hizmet ediyor ey cahil
Bilirim sen yobaz gibi değilsin
Yaratılanı incitmekten korkarsın
Sırf bu bile yeter cennet için, ama
Cenneti bırak, o yobazlara kalsın
Biz istemeyiz cenneti, cehennemi
İsteriz biz önce ilmi, sonra seni
Cennette sürecekmişiz sefayı
Çocuk bile inanmaz, güler bu işe
Altımızdan akacakmış, ırmaklar
Tertemiz de olacakmış, eşler
Daimi de kalıcıymışız bir de,
İşte buradayım, sen nerdesin hâlâ?
Bırakma beyninde cevapsız soru
Yoksa olursun, sürekli çileli
Uzun lafın kısası, can dostlar
Bundan alâ cehennem de var?
Kulnet’im yazarım bunları
Söyletene bin bir şükrederim
Benden öncede vardı ama
Son da olmayacaktır bilirim
düşünesin! (070318)
Bin ilimden birisi
İndirilmiş dünya üzerine
Muhammet demiş "dileyen"
Gitsin Ali kapısına (!)
Bundan açık söz olurmu?
Dahası yol olurmu?
Niye arasın başka yerde?
İlimsiz din olur mu?
Bana yeter dersin
Kuran, sünnet, hadisi
Peki niye vermiş Ali'ye
O şehrin kapısını
Ey gafil, ey cahil
Söylerim uyanasın
Kapalı gözün açasın
Tövbe edip varasın
Kalktım gece bir vakit
Yazdım tüm bunları
Böldüm güzel uykumu
Belki sende uyanırsın
Niyetim kötü değil ki
Severim ben Ali'yi
Sizde görün gerçeği
Hakikat girmek diler
Kötü olan nefisdir
Cümle insan şerridir
Pişelim ki burada
Çiğ gitmek ne kötü
Ta ezelden ebede
Bunu bilir söyleriz
Olmamıştır peygamberimiz
Peygamberlerde bizdendir
Bu sözüm hemencecik
Geçmeyesin düşünesin
Allah gönderdi, azıtana
Uyarsın diye, Peygamberin
Hoca çağırır, koşarsın
Gidip namazın, kılarsın
Gelip kalpleri kırarsın
Kime yaptın, ibadet
Aynaya iyice bak ki
Belki görürsün 7'yi
Niye koymuş yaradan
Cemaline Fatiha'yı
Gönül köşküne almazsan
5 kez gidersin evine
Biz vermişiz tapusun
Gitmeyiz ondan gayri
Açtım gönül kapımı
Girdi ışık içeri
Aydınlattı dört bir yanı
O yaktıkça ben söyledim
Cennet cennet dedikleri
Acaba nedir? nerededir?
Hizmet edip, çile çekip
Geldikleri yer neresidir?
Düşünmezmisin ey insan
Giydiğin aba çok yuka
Hizmet edip çile çekip
Kalınlaştır sen urba
Onca taş, onca toprak
Onca bitki, onca hayvan
Hizmet eder, çile çeker
Senin aban için, bin ömür
İnsana yeter 1 ömür
Görebilirsen bunda hayır
Yoksa verirsin abanı
Taşa toprağa belkide katır
Keşke tüm bunları
Okuriken kapasaydın
İnşallah kaçıp gitmez
Açık olan kulağından
İnandık biz söyledik
Daha yola giremedik
Güzel cemalin göremedik
Gösterirsen canım feda
İsmimdendir bu işler
Hepsini Allah işler
Acep nedir hayrola.
Hayırlısı Allahtan ola
kimiz biz? (070317)
Allah, Muhammet, Ali'dir
Dilimizden eksik değildir
Hünkar Bektaş ile Atatürk
Onlar Anadolu’nun güneşidir.
Muhammet’imiz hasta oldu
Canlarımız parça oldu
Hiç aklımızda yok idi
Sandık herkes de biz gibi
Muhammet’imiz dedi getirin ki
Yazdırayım vasiyetimi
Gerek yok dedi Ömer
Hasta o kendinde değil ki
Biliyordu yazılacakları
Korkuyordu kaptıracaklarını
Özlüyordu o eski günleri
Gelmiyordu artık bekledikleri
Muhammet’imiz göçünce
Ali dedi ben yastayım
Kaçırılmaz dedi müşrikler
Ele gelmez bir daha fırsatlar
Hemen topladılar meclisi
Yastaki Ali’siz bir odada
Ömer dedi bizdendir
Halifemiz önce Ebubekir
Hemencecik geçirelim başa
Kalmasın Halkımız başsız
Yeter ki geçmesin hilafet
Muhammet’in soyuna sopuna
Böyle hile ve hız ile
Geçtiler hemen başa
O arada yetişemediler
Muhammet’in gidişine
Muhammet’imiz yaşar iken
Demişti törenimde olmayan
Gidince şefaat bulamaz
Benden ve Allah’tan
Ali’ye dediler yeni baştan
Tekrar töreni yapalım
Katılamadık biz çünkü
Çok korkarız yanmaktan
Ali dedi ki siz hepiniz
Nefsinizi dinleyenlersiniz
Ben asla izin veremem
Böyle büyük bir saygısızlığa
Hepsi anladı hatalarını
Ama nafiledir çabaları
Bari işimize bakalım da
İktidardayken eskisi gibi
Sonra Ömer Fedek’e
Dikti gözünü hemen
Kalmıştı gözü demek ki
Resul, kızına bırakırken
Dedi, Muhammet’in malı
Olamaz, O Resul’dur.
İnandırdı Ebubekir’i
Dayandı Kızının kapısına
Hayvan sevmeyen birisi
Sevebilir mi hiç insanı
Kızını sevmeyen birisi
Sevebilir mi ki Resul’u
Ömer yine bir gün
Dayandı Fatıma kapısına
Vereceksin dedi Fedeği
Sıkıştırdı kapıya gebeyi
Uhud savaşında kaçan
Kadınlarca taşlanan
Gitmem diye, geri duran
Yine Ömer değil midir?
İşte böyle sinsice
Kinliydi, Muhammet’e
O Hakk’a yürüyünce
Başladılar yolu değiştirmeye
Halbuki çoğu kez
Yaşar iken belirtmişti
Ali benim canımdır.
Kanımdır diye Muhammet
İlk inandık biz diyenler
Put nedir bilmeyenler
Kaptırdılar hilelerle sancağı
Biz İslam olduk diyenlere
Minareyi bir kere
Çaldılar artık vermezler
Kitabına da uydurdular
Yaptıklarını halkın gözünde
Ardından Ebubekir dedi
Benden sonra halife
Ömer’dir iyi bilir bu işi
Ali beklesin geride
Böyle bir adaletti
Ömer’in uyguladığı
Sürdürdü bilmeden
Kitap’taki derinliği
Kitap’ı iyi bilenler ise
Halk bölünmesin diye
Alttan aldı biat etti
Başa gelen sinsilere
Bu gerçeklerin çoğunu
Tahrip eden Osman’dır.
Lanet Yezidin babasını da
Vali eden gene Osman’dır.
Lanet Yezidin babasını
Taa Muhammet kovdurmuş
Amcası oğlu Osman'da
Muaviye’yi vali etmiş.
İslam bunların dilindedir
Kalplerine girmez hiç
İnanmak kolay değildir
Kalplerini vermezler ki hiç
Yezid denen mahlukat
Babası ölmeden hırslandı
Muhammet soyunu bitirmeye
İçti andı, yaptı planını
Ali’yi, de inandım diyen
Lanetli bir Mülcem,
Kesti sabah namazında,
Arkasından sinsice
Nedir bre gafiller
Ne istersiniz İslam’dan
Bu kadar mı döndü
Toprak doyuracak gözlerinizi
Biz İslam’ız dediniz
İslam olanları biçtiniz
Nasıl gideceksiniz yanına
İşte geberip gittiniz.
Yezit sonunda dayanamadı
Vurun dedi kellesini
Hüseyin’de dahil Kerbela’da
Biçti yetmiş üç Ehli-Beyti
Getirdiler önüne koydular
Hüseyin’in kanlı başını
Dalgasını geçti, susamadılar
Susmayanları da orada biçti
İşte böyledir kısaca
Biz kimiz diye soranlara
Hikaye değildir gerçektir
Tüm bunlar şimdi bile ola
"Aleviler" dediler bize,
Ama bile, ama bilmeye,
Tamamlamaktır devr'imizi
Dünya denen bu yerde.
İnsan öldürmeyiz biz,
Tamamlasın diye devr'ini
Ama çok ölmüşüzdür,
Çarka sıkışmışlarca.
Muhammet'tir pirimiz
Severiz ehlibeytini biz
Çıkmayız bu yoldan
Allah Allah, diye diye
İstemeyiz şeri, kini
Anlayan var mı ki bizi
Varsa neden kesildik
Allah yolunda onca kişi
Abdestsiz, Camisiz derler
Oruçsuz, Namazsızdır derler
Madem yoktur ibadetimiz
Niye, bizden çıkar Kâmil'ler
Kıskançlık mı, hırs mıdır?
Yoksa azazil şerri midir?
Bunca yoldan çıkabilen,
Gerçekten insan mıdır?
Nasıl insan olunur?
Diyebilen tüm canlar,
Hepsine vardır yerimiz
Açıktır ona tüm kapılar.
İkisini bir nurdan yaratmış
Biri yeşilmiş, biri akmış
Niyaz etmişler onca yıl
Bir kandilde tek vücut.
Yatanın üstünden geçmeyiz
Dirinin kalbini kırmayız
Allah nuru insan abasında
Biz bunu bilmekteyiz.
Ben bunları söyler iken
Yoktur hiçbir çıkarım
Koymamışım cebime
Fakir fukara sadakasın
Katmadım içine yalanı
Bildiğim, budur ancak
Gösterdiğin yoldayım
Gidiyorum ya Muhammet
Bunları yazma amacım
İkilik yaratmak değil niyetim
Sadece göstermektir şeytanı
İnsanlar bilsin tanısın onu
O yoldan bir kere sapmıştı
Arar yuvasını insan bedeni
Nefisli bedende kurar tezgahı
Savaş onunla bırakma Hakk’ı
Savaşırız sadece onunla
Asıl cihad budur işte
Onu sokmazsak içimize
Hakk gelir yerleşir o zaman
Söylediklerimin sebebi
İsmimin manasında gizli
Durup durup söylersem
İyi dinleyin ey ahali
